FEVZİYE HATUN (BÜLBÜLDERESİ ) CAMİ – ÜSKÜDAR -İSTANBUL
Cami, Bülbüldere-Bağlarbaşı yolu ile Selânikliler Sokağı'nın birleştiği yerde ve köşe başındadır. Hemen yanından başlayıp Selâmsız Tepesi'ne kadar uzanan kabristan da Bülbüldere Mezarlığı veya Selânikliler Mezarlığı adını taşır.
Mezarlığın Selâniklilere ait olan kısmı 1300 (1882-83) tarihlerinde cami ile beraber tesis edilmiştir.
Bülbüldere Fevziye Hatun Cami, Rafet isminde bir şairin hazırlamış olduğu tarih kitabesine göre; 1882 yılında Yusuf isimli birisi tarafından hayırseverlerin de yardımıyla inşa edilmiştir. Caminin yeri Fevziye Hatun tarafından vakfedilmiştir.
Camiin avlu kapısı, Selânikliler Sokağı'na açılmaktadır. Kapının sol tarafında ulu bir çınarın altında ve avlu duvarı önünde Asadar Baba'nın açık türbesi vardır.
Kapının karşısında ise 1112 (1700) tarihli Valide Kethüdası Çeşmesi bulunmaktadır. Kethüda Çeşmesi'nin karşısında 1300 (1882- 89) tarihli Feyziye Mektebi ve onun altında ise 1141 (1728) tarihli Hatice Sultan Çeşmesi bulunuyordu.
Bu camiin civarında Hammal Mehmet Ağa Camii, Osman Dede Camii, Yeşilbaş Türbesi ve Bülbüldere Özbekler Tekkesi mevcuttu.
Caminin etrafı ormanlarla ve bülbüllerin hoşlandığı şık çalılarla kaplı olduğu için camiye Bülbüldere ismi verilmiştir.
(Cami, 1300 (1882-83) tarihinde Selânikliler tarafından aralarında para toplamak sureti ile yaptırılmıştır. Selânikliler, 1877-78 Osmanlı- Rus Harbi'nden sonra peyderpey İstanbul'a göç etmeye başlamışlar ve bu, 1897 Türk-Yunan Harbi ile 1912 Balkan Harbi'nden sonra en üst düzeye ulaşmıştır. Hepsi zengin olan bu insanlar, Şişli ve Nişantaşı semtlerine yerleşmişler ve kendi çocuklarının okuması için 1296 (1879) tarihinde Şişli Terakki Lisesi'ni ve 1302 (1885) tarihinde de Feyziye Lisesi'ni tesis etmişlerdir. Camiin H. 1300 tarihinde yapıldığını gösteren kitâbesi son cemaat yeri duvarının üzerinde ve avluya bakan yüzündedir.
Tek minareli ve tek şerefeli olan bu camiye, 1991 yılında Şeref Ali ve Zekeriya isimlerinde iki hayırsever tarafından ilave bölüm yapılmıştır.