|
|
|
|
|
BODRUM - MERKEZ ADLİYE CAMİ - MUĞLA
Kale Caddesi’nin sonunda, eski belediye binasının önünde, Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan bu caminin inşasına 1901 tarihinde başlanmış ve bir yıl içerisinde bitirilmiştir. Çarşı mahallesi içinde yer alan cami, geleneksel anlamda çarşı ve pazar ile bütünleşmiştir. Caminin bulunduğu yer arşiv kayıtlarında “Köşk içi nam mahal” şeklinde de geçmektedir. Cami Sultan II. Abdülhamit’in kurmuş olduğu vakıf ve göndermiş olduğu para ile halktan toplanan gelirlerle yapılmıştır. Osmanlı döneminde Bodrum’da yapılan en son cami olması sebebiyle halk arasında “Yeni Camii” ismi ile tanınmıştır.
Caminin girişinin üst kesiminde, dikdörtgen şekilli, içerisinde bir tuğra ve altında üç satır yazı içeren inşa kitabesi yer almaktadır. Bu inşa kitabesinden caminin ne zaman yapıldığı ile ilgili bilgi elde edilmektedir. İnşa kitabesi şu şekildedir:
Tuğra: Abdülhamid bin Abdülmecid muzaffer daima
Sağ üst köşe: El-gazi Zıynet-efzâ-yı makam-ı muallâyı hilafet-i islamiyye ve er’ike piray-ı
Saltanat-ı seniyye-i Osmaniyye es-sultan ibni’s-sultan el-gazi Abdülhamid han-ı
sani hazretleri Taraf-ı eşreflerinden işbu Adliye Cami-i şerifi bin üç yüz yirmi senesinde inşa edilmiştir.
Rebiü’l-ahir 1320 (Temmuz 1902).
Kitabeden de anlaşılacağı üzere cami 1902 yılında tamamlanmıştır. Bununla birlikte arşiv kayıtları caminin ibadete açılışının sözü edilen yılın son ayına kadar sarktığını göstermektedir. 5 Aralık 1902 tarihli arşiv kaydında Adliye Camii’ndeki bazı eksiklikler sebebiyle namaz kılınamadığı ifade edilip, bu eksikliğin hemen giderilerek ibadete açılması istenmiştir. Ayrıca o ana kadar cami için yapılan masrafın ne kadar olduğu ve bu masrafın nereden karşılandığının bildirilmesi emredilmiştir. Bu emir üzerine Aydın Valisi Kamil Bey Ramazan bayramına kadar (1 Ocak 1903) eksikliklerin tamamlanarak caminin hizmete açılacağını bildirmiştir.
Adliye Camii’nin inşa edilmesinde Bodrum’daki diğer cami ve mescitlerin Cuma ve bayram namazlarının eda edilmesinde yetersiz kalması etkili olmuştur. Keza Bodrum halkının isteği üzerine kaza müftüsü Mehmet Hilmi Efendi bu caminin inşası için gerekli girişimlerde bulunmuştur. 1903 tarihinden itibaren de camiye vakit namazları dışında Cuma ve bayram namazlarını eda etmek üzere imtihanla imam ve hatip olarak İbrahim Efendi atanmıştır.
Arşiv kayıtlarından daha sonraki yıllara ait atamalar da takip edilmektedir. Örneğin 11 Aralık1914 tarihinde camiye 150 kuruş maaşla imam olarak Hafız Ahmet Efendi65, 13 Aralık 1914tarihinde 100 kuruş maaşla müezzin ve kayyum olarak Hafız Mehmet Arif Efendi getirilmiştir. 26 Haziran 1916 tarihinde ise 50 kuruş maaşla hitabet görevine Ahmet Efendi, 100 kuruş maaşla müezzinlik ve kayyumluk görevlerine Tevfik Efendi getirilmiştir. 1926 yılında Adliye Camii görevlilerinin maaşlarına zam yapılması konusunda gündeme gelmiş, ancak zam yapılamamıştır.
Sultan II. Abdülhamit’in aynı yıl Tire-Torbalı bölgesinde 18 köye Adliye Camii ile benzer kitabeleri olan camiler yaptırdığı bilinmektedir. Bu camilerin yanında birer sıbyan mektebi de yaptırılmıştır. Bu itibarla Adliye Camii de Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. Yılı münasebetiyle başlattığı mimari eserler yaptırma projesinin içerisinde yer almaktadır. Bu sebeple camii, “Hamit”69 veya “Hamidiye” ismiyle de anılmıştır.
Caminin yapısı da XX. yüzyılın başlarından izler taşımaktadır. Fevkani bir yapı olan caminin harim bölümü dikdörtgen planlı olup kuzeydoğu köşesinde minaresi bulunmaktadır.
Alt katı dükkân ve depo olarak tanzim edilmiş, bu dükkân kısmı camiye vakıf olarak yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılan caminin bugün duvarları sıvalı ve badanalıdır. Caminin üzeri ise ahşap, kırma bir çatı ile örtülü ve kiremit kaplıdır. Yapının doğu ve batı cephelerinde beşer,güney cephesinde iki pencere açıklığı vardır. Üst kesimde doğu ve batı cephelerde yine beşer, güney cephede ise üç pencere açıklığı mevcuttur. Harimin kuzey cephesinin doğusuna sonradan eklenen minare nedeniyle, alt kat penceresi minareye girişi sağlayan bir açıklığa dönüşmüştür. Harimin giriş açıklığının önünde beş basamaklı, taş merdivenle çıkılan bir sahanlık bulunmaktadır. 1999 yılında bu bölümün üzeri örtülüp ahşap bir camekânla kapatılmıştır.
Yeni Camii, Milli Mücadele yıllarında Hacı Halim Efendi’nin verdiği vaazlar ile meşhurdur. Hacı Halim Efendi vaazlarında “Ey Müslümaıılar! Cennet yakına geldi, gidin, Cenneti istiyorsanız Aydın cephesine koşun!” gibi halkı Milli Mücadele’ye yönlendirici sözlerle halkın Yunan işgaline karşı durmasına vesile olmuş, onun bu ateşli vaazları münasebetiyle Cuma günleri cami dolup taşmıştır.
Caminin minaresi XX. yüzyılda çeşitli tamirler görmüş ve bu sırada değişime uğramıştır. 1930’lu yıllara ait eski bir resimde minare, yapının batı cephesinin orta kesiminde yer almaktadır. Kare bir kürsü üzerinde yükselen ve silindirik bir gövdeden oluşan bu minarede, gövdenin şerefeden sonraki kısmı dardır ve üzeri taş bir külahla örtülüdür. 1933 yılındaki İstanköy depreminde yıkılan minare, 1958 yılında yeri değiştirilmek suretiyle tekrar inşa edilmiştir. Yeni minare 1975-1976 yıllarında da onarılmıştır. Yeni minare, kesme taşla inşa edilmiş ve oldukça yüksek tutulmuş kare bir kürsü üzerinde yükselen, silindirik bir gövdeden müteşekkildir. Tuğla ile inşa edilmiş olan silindirik gövde, altta ve üstte birer bilezikle sonlanmaktadır. Şerefenin alt kesimi ise beş sıra testere dişi dolgu yapılmıştır. Minareye giriş, harimin kuzeybatısındaki pencere açıklığından verilmiştir.
Camide kubbe bulunmamaktadır. Bununla birlikte plan yönünden Türkkuyusu Camii ile benzerlik göstermektedir. Fakat aralarında farklar da bulunmaktadır. Zira Adliye Camii’nin alt katı, dükkân ve depo olarak düzenlenmiştir. Adliye caminin altında dükkân ve depo gibi eklentilerin bulunmasının sebebi çarşı ve meydan gibi işlek bir yerde yer almasıdır. Cami harim kısmının üzeri düz ahşap tavanla örtülüdür. Tavanın ortasında bulunan sekizgen şekilli ahşap göbeğe bitkisel motiflerden oluşan kalemişi süslemeler yapılmıştır. Harimin kuzeyinde ise kare kesitli bir kadınlar mahfili vardır. Caminin mihrabı oldukça sadedir. Ahşap minberi de herhangi bir özelliğe sahip değildir. Keza yapı süsleme açısından zengin olmayıp, hatta tavandaki göbek dışında herhangi bir süslemeye rastlanmamaktadır. Caminin sözü edilen tavanındaki bitkisel süsleme biraz basit olmakla birlikte, Batılılaşma döneminde yaygın olarak kullanıldığı ve tercih edildiği bilinmektedir.
Belediyenin önü denilen Bodrum meydanında yer alan Adliye Camii, 2007 yılında Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından iç ve dış olmak üzere tamamen restore edilmiştir.
KAYNAK: Osmanlı Dönemi Bodrum Cami ve Mescitleri ( Fahri MADEN – Mustafa EĞİLMEZ )
FOTOĞRAFLAR: EROL ŞAŞMAZ |
| BODRUM - MERKEZ ADLİYE CAMİ - MUĞLA Fotoğraf Galerisi
|  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  |  | |
|