Selçuklu sultanlarından 1. Alaaddin Keykubat adına, 1233 yılında Kütahya'da yaptırılan cami ve hamam, aradan geçen yaklaşık 8 asıra karşın, dimdik ayakta duruyor.
"Bir rivayete göre 'Gülmüş Hatun' olarak da ifade edilen Gülümser Hatun buraya gelmiş ve burada hastalığına şifa bulmuş. Bu önemli mekana da bir cami ve hamam yaptırılmasına önayak olmuştur. Selçuklular'dan kalan bu eser, bugüne kadar pek çok restorasyon geçirmiştir ama asırlar boyunca burada dimdik ayaktadır."
Sultan 1. Alaaddin Keykubat döneminde, .İnsanların içine çıkmaya utanır hale gelen Gülümser Hatun, O devirde Selçuklu şehri olan Kütahya’ya gönderildi. Bu günkü Yoncalı Kaplıcalarının bulunduğu kimselerin uğramadığı yerlere çadırlar kuruldu. Gülümser Hatun Çadırın kapısında üzüntü içinde etrafı seyrederken,uyuz bir tilkinin her gün gelerek, hemen yakındaki çamurlu sulara girip, belendiğini görüyor. Derileri dökülmüş perişan durumdaki uyuz tilkinin 20 gün sonra iyileştiğini, derisinin düzeldiğini, tüylerinin pırıl pırıl olduğunu görünce,durumu Sultan’a haber veriyor.Gülümser Hatunda Çamurlu sulara girerek yıkanmaya başlıyor.3 hafta sonra eski güzelliğine kavuşuyor.Derisi düzeliyor,saçları ipek gibi oluyor.
Bunun üzerine Sultan Keykubat, hemen oraya bu gün hala ayakta olan Hamamı ve yanına bir cami inşa ettiriyor. Hamam 6 yıl önce kapatılıyor. ediliyor ancak, yeniden hizmete açılmıyor. Cami ise halen ibadete açık sağlam olarak hizmet veriyor.
Cami geleneksel Selçuklu mimarisinin güzel bir örneğidir. Kareye yakın bir plana sahip olan caminin tek şerefeli minaresi cami giriş kapısının doğu köşesine yapılmıştır. Zaman zaman yapılan restorasyon izlerini duvarlardaki farklı taş ve işlemlerden görülmektedir.
Mihrap nişi orijinal kısımları muhafaza edilerek tamir edilmiştir.