Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İSTANBUL İLİ ESERLERİ
  MİMAR SİNAN VE ESERLERİ
  İZMİR İLİ ESERLERİ
  ADIYAMAN İLİ ESERLERİ
  AFYON İLİ ESERLERİ
  AĞRI İLİ ESERLERİ
  AKSARAY İLİ ESERLERİ
  AMASYA İLİ ESERLERİ
  ANKARA İLİ ESERLERİ
  ANTALYA İLİ ESERLERİ
  AYDIN İLİ ESERLERİ
  BARTIN İLİ ESERLERİ
  BALIKESİR İLİ ESERLERİ
  BATMAN İLİ ESERLERİ
  BİLECİK İLİ ESERLERİ
  BURSA İLİ ESERLERİ
  ÇANAKKALE İLİ ESERLERİ
  EDİRNE İLİ ESERLERİ
  ELAZIĞ İLİ ESERLERİ
  ERZİNCAN İLİ ESERLERİ
  ERZURUM İLİ ESERLERİ
  ESKİŞEHİR İLİ ESERLERİ
  GAZİANTEP İLİ ESERLERİ
  HATAY İLİ ESERLERİ
  ISPARTA İLİ ESERLERİ
  KARABÜK İLİ ESERLERİ
  KARAMAN İLİ ESERLERİ
  KARS İLİ ESERLERİ
  KASTAMONU İLİ ESERLERİ
  KAYSERİ İLİ ESERLERİ
  KIRIKKALE İLİ ESERLERİ
  KIRKLARELİ İLİ ESERLERİ
  KIRŞEHİR İLİ ESERLERİ
  KOCAELİ İLİ ESERLERİ
  KONYA İLİ ESERLERİ
  KÜTAHYA İLİ ESERLERİ
  MALATYA İLİ ESERLERİ
  MANİSA İLİ ESERLERİ
  MARDİN İLİ ESERLERİ
  MERSİN İLİ ESERLERİ
  MUĞLA İLİ ESERLERİ
  NEVŞEHİR İLİ ESERLERİ
      Nevşehir Camileri
      Nevşehir Tarihi Yapıları
      Nevşehir Türbeleri
      Nevşehir Ören Yerleri
      Nevşehir Kiliseleri
      Nevşehir Hanları
      Nevşehir Hamamları
  ORDU İLİ ESERLERİ
  SAKARYA İLİ ESERLERİ
  SAMSUN İLİ ESERLERİ
  SİİRT İLİ ESERLERİ
  SİVAS İLİ ESERLERİ
  ŞANLIURFA İLİ ESERLERİ
  TEKİRDAĞ İLİ ESERLERİ
  TUNCELİ İLİ ESERLERİ
  TOKAT İLİ ESERLERİ
  TRABZON İLİ ESERLERİ
  UŞAK İLİ ESERLERİ
  VAN İLİ ESERLERİ
  YOZGAT İLİ ESERLERİ
  SELÇUKLU HANLARI
  OSMANLI HANEDAN TÜRBELERİ

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
GÖREME - KARANLIK KİLİSE FRESKLERİ -NEVŞEHİR

Göreme Açık Hava Müzesi’nin en önemli yapısı sayılan Karanlık Kilise, 11. yüzyıl sonu ile 12. yüzyıl başına tarihlenir. Narteks kısmındaki küçük bir pencereden çok az ışık alması nedeniyle “Karanlık Kilise” olarak adlandırılmıştır.

Karanlık Kilise fresklerinde, Tevrat, İncil ve Hz. İsa kaynaklı sahneler resmedilmiştir. Kilisenin ışık görmemesi nedeniyle, içindeki zengin süslemelerin renkleri zamana direnerek canlı kalmıştır.


1- ÇARMIHA GERİLME SAHNESİ

Karanlık Kilise duvar resimlerinden Çarmıha Gerilme Sahnesi, Yahuda'nın İhaneti Sahnesi’nden sonra gelmektedir. Sahneye konu olay Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncillerinde geçer.
Olay Matta İncili’nde şu şekilde anlatılır:
“Golgota, yani Kafatası denilen yere vardıklarında içmesi için İsa'ya ödle karışık şarap verdiler. İsa bunu tadınca içmek istemedi.
Askerler O'nu çarmıha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar. Sonra oturup yanında nöbet tuttular. Başının üzerine,
Bu, Yahudiler'in Kralı İsa'dır diye yazan bir suç yaftası astılar.
İsa'yla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmıha gerildi. Oradan geçenler başlarını sallayıp İsa'ya sövüyor, “Hani sen tapınağı yıkıp üç günde yeniden kuracaktın? Haydi, kurtar kendini! Tanrı'nın Oğlu'ysan çarmıhtan in!” diyorlardı.

Başkâhinler, din bilginleri ve ileri gelenler de aynı şekilde O'nunla alay ederek, “Başkalarını kurtardı, kendini kurtaramıyor” diyorlardı. “İsrail'in Kralı imiş! Şimdi çarmıhtan aşağı insin de O'na iman edelim. Tanrı'ya güveniyordu; Tanrı O'nu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‘Ben Tanrı'nın Oğlu'yum’ demişti.” İsa'yla birlikte çarmıha gerilen haydutlar da O'na aynı şekilde hakaret ettiler.
İsa'nın Ölümü

Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü. Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, “Eli, Eli, lema şevaktani?” yani, “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” diye bağırdı.

Orada duranlardan bazıları bunu işitince, “Bu adam İlyas'ı çağırıyor” dediler.

İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsa'ya içirdi. Öbürleri ise, “Dur bakalım, İlyas gelip O'nu kurtaracak mı?” dediler.

İsa, yüksek sesle bir kez daha bağırdı ve ruhunu teslim etti.

O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı. Mezarlar açıldı, ölmüş olan birçok kutsal kişinin cesetleri dirildi. Bunlar mezarlarından çıkıp İsa'nın dirilişinden sonra kutsal kente girdiler ve birçok kimseye göründüler.

İsa'yı bekleyen yüzbaşı ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olayları görünce dehşete kapıldılar, “Bu gerçekten Tanrı'nın Oğlu'ydu!” dediler.

Orada, olup bitenleri uzaktan izleyen birçok kadın vardı. Bunlar, Celile'den İsa'nın ardından gelip O'na hizmet etmişlerdi. Aralarında Mecdelli Meryem, Yakup ile Yusuf'un annesi Meryem ve Zebedi oğullarının annesi de vardı.”
Karanlık Kilise’de Matta İncili’ne uygun olarak tasvir edilen sahnede, İsa çarmıha gerildiği zaman onunla beraber çarmıha gerilen iki hırsıza yer verilmemiştir. Bununla birlikte, İncillerde geçen diğer bütün unsurlar bu sahnede yer alır.
Olayı yakından izleyen üç Meryem; İsa'nın annesi Meryem, Mecdelli Meryem ve Yosesin'in annesi Meryem’dir. Üç Meryem ile İsa'nın en çok sevdiği havarisi Yahya, Çarmıha Geriliş Sahnesi’nin temel karakterleridir. İsa'ya işkence yapan iki asker ve İsa'ya hayranlık ifadesiyle bakan yüzbaşı da sahnede yer almaktadır. Haçın iki yanında güneş ve ay tasvirleri bulunmaktadır.

İsa'nın çarmıha gerilişi, Batı ve Doğu Hıristiyan ikonografisinde önemli konulardan biridir. Bu tema sanatçılar tarafından 5. yüzyıldan itibaren tasvir edilmeye başlanmıştır. En erken örneklerden biri Roma'daki Santa Sabina Bazilikası'nın ahşap kapısı üzerindeki tasvirdir.

2- GÖĞE YÜKSELİŞ SAHNESİ

Karanlık Kilise’de resmedilen Göğe Yükseliş (Analepsis) Sahnesi, İncil kaynaklıdır. Sahneye konu olay, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri ile Resullerin İşleri kitabında anlatılmıştır.
Olay Resullerin İşleri’nde şu şekilde geçer:

“Bu şeyleri söyledikten sonra, onlar bakarken yukarı alındı ve bir bulut onların gözlerinden onu aldı. Ve o giderken, gözlerini göğe dikmiş oldukları esnada, işte, beyaz esvaplı iki kişi onların yanında durup dediler: Ey Galileliler, niçin göğe bakıp duruyorsunuz? Sizden göğe alınan bu İsa, nasıl göğe gittiğini gördünüzse, öylece gelecektir. O zaman onlar Zeytinlik denilen dağdan Yeruşalime döndüler; o dağ Sept günü yolu kadar Yeruşalime yakındır. Ve girdikleri zaman Petrus, Yuhanna, Yakup ve Andreas, Filipus ve lhomas, Bartolomeus ve Matta, Alfeusun oğlu Yakup, Gayyur Simun ve Yakubun oğlu Yahudanın oturdukları yukarı odaya çıktılar.”

3- SON AKŞAM YEMEĞİ SAHNESİ

Karanlık Kilise’de resmedilen Son Akşam Yemeği Sahnesi, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncillerinde geçen olaylara dayanır.

Olay Matta İncili’nde şu şekilde anlatılmaktadır:

“Mayasız Ekmek Bayramı'nın ilk günü öğrenciler İsa'nın yanına gelerek, “Fısıh yemeğini yemen için nerede hazırlık yapmamızı istersin?” diye sordular.

İsa onlara, “Kente varıp o adamın evine gidin” dedi. “Ona şöyle deyin: ‘Öğretmen diyor ki, zamanım yaklaştı. Fısıh Bayramı'nı, öğrencilerimle birlikte senin evinde kutlayacağım.’ Öğrenciler, İsa'nın buyruğunu yerine getirerek Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.

Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu. Yemek yerlerken, “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek” dedi.

Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, “Ya Rab, beni demek istemedin ya?” diye sormaya başladılar.

O da “Bana ihanet edecek olan” dedi, “Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır. İnsanoğlu, kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğluna ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu.”

O'na ihanet edecek olan Yahuda, “Rabbî, yoksa beni mi demek istedin?” diye sordu.

İsa ona, “Söylediğin gibidir” karşılığını verdi.”

İsa bu sahnede, 12 havarisiyle birlikte yemek esnasında görülmektedir. İsa’nın karşısında Yahuda bulunmaktadır. İsa, bir elini masaya doğru takdis eder bir şekilde uzatmış olup diğer eliyle beyaz bir rulo tutmaktadır. Saçı ve sakalı kızıl olan İsa’nın halesi sarı renktedir. Halesinin içinde incilerle süslenmiş bir haç bulunmaktadır. İsa’ya yakın oturan genç figürün Yahya olduğu bilinmektedir.


4- DEESİS SAHNESİ

İsa'nın annesi Meryem ve İsa'nın arkadaşı Vaftizci Yahya'nın mahşer gününde, günahkâr insanlık adına İsa'dan şefaat dilemelerini gösteren tasvire Deesis Sahnesi adı verilir.

Hristiyan ikonografisinde önemli dua biçimlerinden biri olan olan Deesis, Bizans sanatında da sıkça betimlenen konulardan biridir.

Karanlık Kilise'deki Deesis Sahnesi’nin resimlenmesinde klasik geleneğe uyulduğu görülmektedir. Sahne ana apsiste yer almaktadır. Ortada İsa tahtında oturmakta, solunda Meryem, sağında Vaftizci Yahya ayakta ve hafifçe İsa'ya dönük bir biçimde betimlenmişlerdir.

5- ANASTASİS SAHNESİ

Karanlık Kilise'de yer alan duvar resimlerinden Anastasis Sahnesi, apokrif kaynaklıdır. Sahne, Kapadokya bölgesi kaya kiliselerinin çoğunda görülür.

Öykü Nikodemus Apokrif İncili’nde şöyle anlatılır:
“Bütün ölüler, Hades'te karanlıklar içinde Şeytan'ın tutsaklarıdır. Birden, bir ışık çakar. Eski Ahit peygamberleri sevinir. Vaftizci Yahya belirir ve bu ışığın, kendilerini kurtaracak olan büyük aydınlanmadan geldiğini, İsa'nın Hades'e gelerek buradaki doğru insanları ölümün pençesinden kurtaracağını müjdeler...

İsa'nın ölümünü duyan yer altının ve ölümün kralı Şeytan, Hades'e, İsa’yı da bu ölüler diyarına almak üzere hazırlıklar yapmasını buyurur ... Şeytan daha sonra İsa'nın gücünden korkar ve fikrini değiştirir: Onu buraya almayayım, o bütün ölüleri diriltmeye geliyor, bize bir tek ölü bile kalmayacak, diye bağırır. Konuşma sürerken gök gürültüsünü andırır bir ses duyulur. Kapıları açın, Şanlı İsa içeri gelecek! Şeytan'ın direnmesi üzerine demir kapılar ve pirinçten parmaklıklar aniden paramparça olur, ölüler zincirlerinden kurtularak dirilirler.

Muzaffer İsa, Şeytan'ı meleklere vererek onun ellerini ve ayaklarını, boynunu ve ağzını demirlerle bağlamalarını ister... İsa sağ elini uzatarak Adem'i tutar ve onu kaldırır ve diğerlerine dönerek kendisini izlemelerini söyler. Daha sonra İsa, tüm dirilttiği doğru insanları, cennete götürmesi için baş melek Mikhael'e teslim eder.”

Karanlık Kilise’deki sahne, anlatılan klasik şemaya uymaktadır. Elleri ve kollarından zincirlerle bağlı olan Hades’in üzerine basan merkezdeki İsa, bir elinde haç tutarken diğer eliyle Adem'e yönelerek onu kendine doğru çekmektedir. Adem'in arkasında ayakta Havva durmaktadır. Diğer tarafta Süleyman ve Davud peygamberler ayakta, olayı izlemektedir. Peygamberlerin ve Havva'nın arkasında sadece haleleri görülen figürler vardır.

6- METAMORFOSİS SAHNESİ

Karanlık Kilise'de yer alan duvar resimlerinden Metamorfosis Sahnesi, İsa'nın görünümünün değişmesine ilişkin Matta, Markos ve Luka İncillerinde anlatılan olaya dayanır.
Olay Matta İncili’nde şöyle geçer:

“Altı gün sonra İsa, yanına yalnız Petrus, Yakup ve Yakup'un kardeşi Yuhanna'yı alarak yüksek bir dağa çıktı. Onların gözü önünde İsa'nın görünümü değişti. Yüzü güneş gibi parladı, giysileri ışık gibi bembeyaz oldu. O anda Musa'yla İlyas öğrencilere göründü. İsa'yla konuşuyorlardı. Petrus İsa'ya, “Ya Rab” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu! İstersen burada üç çardak kurayım: Biri sana, biri Musa'ya, biri de İlyas'a.”

Petrus daha konuşurken parlak bir bulut onlara gölge saldı. Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O'ndan hoşnudum. O'nu dinleyin!” dedi.

Öğrenciler bunu işitince, dehşet içinde yüzüstü yere kapandılar. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi. Başlarını kaldırınca İsa'dan başka kimseyi göremediler.”

Karanlık Kilise'nin Metamorfosis Sahnesi’nde Doğu’nun klasik şemasına uyulduğu görülür. Bir mandorla içinde tasvir edilen İsa'nın sağında ve solunda İlyas ile Musa bulunur. Aşağıda, yukarıdaki ikonografik özelliklere uygun bir biçimde betimlenen üç havari vardır.

Klasik metamorfosis kompozisyonlarında, Musa ve İlyas'ın yer almaları özellikle önemlidir. Çünkü her ikisi de Eski Ahit'te İsa'nın gelecekte Mesih olacağını müjdelemektedir.

Sahne, Karanlık Kilise ile aynı gruba dahil edilen Elmalı Kilise ve Çarıklı Kilise’de de benzer özellikler taşır.

Metamorfosis (Metamorfoz), Ortodoks Kilisesi’nin 12 büyük bayramından biridir ve her yıl 6 Ağustos’ta kutlanır.

7- YAHUDA'NIN İHANETİ SAHNESİ

Karanlık Kilise’de Yahuda'nın İhaneti Sahnesi, Son Akşam Yemeği Sahnesi'nden sonra gelir. Sahneye konu olaylar dört İncil’de de anlatılır.

Olay, Matta İncili'nde şöyle geçmektedir:

“İsa daha konuşurken, Onikiler'den biri olan Yahuda geldi. Yanında, baş kâhinlerle halkın ileri gelenleri tarafından gönderilmiş kılıçlı sopalı büyük bir kalabalık vardı. İsa'ya ihanet eden Yahuda, “Kimi öpersem, İsa O'dur, O'nu tutuklayın” diye onlarla sözleşmişti. Dosdoğru İsa'ya gidip, “Selam, Rabbî!” diyerek O'nu öptü.

İsa, “Arkadaş, ne yapacaksan yap!” dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsa'yı yakalayıp tutukladılar. İsa'yla birlikte olanlardan biri, ani bir hareketle kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını düşürdü…”

Karanlık Kilise'deki sahnenin kompozisyonunda, Yahuda İsa'nın solunda yer almış ve haleli resimlenmiştir. İhanet sahnesinin merkezinde İsa ve Yahuda, iki yanda askerler ve sahnenin köşesinde baş kâhinin uşağı Malkhus'un kulağını kesen Simon Petrus betimlenmiştir.

Kapadokya bölgesindeki kiliselerde görülen İhanet sahnelerinin çoğu, olayların tümünü göstermektedir. Karanlık Kilise'deki şema, Elmalı Kilise ve Çarıklı Kilise’de yer alan betimlemelerle benzer özellikler taşımaktadır.


8- KUDÜS'E GİRİŞ SAHNESİ

Karanlık Kilise’de yer alan duvar resimlerinden Kudüs'e Giriş Sahnesi, dört İncil’de de anlatılan olaylara dayanır.

lay Markos İncili’nde şu şekilde geçer:

“Yeruşalim'e yaklaşıp Zeytin Dağı'nın yamacındaki Beytfaci ile Beytanya'ya geldiklerinde İsa iki öğrencisini önden gönderdi. Onlara, “Karşınızdaki köye gidin” dedi, “Köye girer girmez, üzerine daha hiç kimsenin binmediği, bağlı duran bir sıpa bulacaksınız. Onu çözüp bana getirin. Biri size, ‘Bunu niye yapıyorsunuz?’ derse, Rab'bin ona ihtiyacı var, hemen geri gönderecek’ dersiniz.”

Gittiler ve yol üzerinde, bir evin sokak kapısının yanında bağlı buldukları sıpayı çözdüler. Orada duranlardan bazıları, “Sıpayı ne diye çözüyorsunuz?” dediler.

Öğrenciler İsa'nın kendilerine söylediklerini tekrarlayınca, adamlar onları rahat bıraktı. Sıpayı İsa'ya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi. Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler. Önden gidenler ve arkadan gelenler şöyle bağırıyorlardı:

“Hozana!

Rab'bin adıyla gelene övgüler olsun!

Atamız Davut'un yaklaşan egemenliği kutlu olsun!

En yücelerde hozana!”

İsa Yeruşalim'e varınca tapınağa gitti, her tarafı gözden geçirdi. Sonra vakit ilerlemiş olduğundan Onikiler'le birlikte Beytanya'ya döndü.”

Sahnenin ikonografik unsurlarını İsa, bir veya iki havarisi ve İsa'yı karşılayan kalabalık bir grup oluşturur. Kompozisyonda İsa bir eşeğin üzerinde Kudüs'e girerken gösterilir. Kalabalık grup onu selamlayarak karşılar; bazıları giysilerini, bazıları da zeytin veya palmiye dalı kesip yoluna sererken ve onu methederken resmedilmiştir. Bunların dışında sahnede İsa'yı görebilmek için ağaca tırmanan figürler de görülür.

İsa'nın Kudüs'e giriş günü yortusu, Hristiyan kilisesinde Palmiye Pazarı Bayramı olarak da anılır ve Paskalya’dan önceki pazar günü kutlanır.


9- KADINLAR MEZAR BAŞINDA SAHNESİ

Kadınlar Mezar Başında Sahnesi, İncil ve apokrif kaynaklı olaylara dayanır. Karanlık Kilise’de sahne, Matta İncili'ne uygun biçimde resimlenmiştir. Ancak diğer İncillerden de bazı detaylara yer verilmiştir.
Olay Matta İncili’nde şu şekilde anlatılır:

“Şabat Günü'nü izleyen haftanın ilk günü, tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler.

Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab'bin bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu. Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.

Melek kadınlara şöyle seslendi: “Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa'yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O'nun yattığı yeri görün. Çabuk gidin, öğrencilerine şöyle deyin: ‘İsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile'ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.’ İşte ben size söylemiş bulunuyorum.”

Kadınlar korku ve büyük sevinç içinde hemen mezardan uzaklaştılar; koşarak İsa'nın öğrencilerine haber vermeye gittiler. İsa ansızın karşılarına çıktı, “Selam!” dedi. Yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarılarak O'na tapındılar.”

Karanlık Kilise’deki tasvirde iki kadın görülmektedir. Öndeki Meryem elindeki buhurdanlığı mezara doğru uzatmaktadır. Melek, kanatları açık bir biçimde, düzensiz dikdörtgen blok bir taş üzerinde oturmaktadır. Sağ tarafta ise uyuyan nöbetçiler resmedilmiştir.



10- DOĞUM SAHNESİ

Karanlık Kilisede yer alan duvar resimlerinden İsa'nın Doğumu Sahnesi, Hristiyan sanatında görülen en erken konulardan biridir. Hristiyan ikonografisinde önemli bir yere sahip olan Doğum, İncil ve apokrif kaynaklıdır.

Olay, Luka İncili’nde şu şekilde anlatılır:

“Onlar oradayken, Meryem'in doğurma vakti geldi ve ilk oğlunu doğurdu. Onu kundağa sarıp bir yemliğe yatırdı. Çünkü handa yer yoktu.”

Karanlık Kilise’de resmedilen sahneye göre doğum, bir mağaranın içinde gerçekleşmiştir. Meryem yorgun bir şekilde şilteye uzanmış, elini beşiğe uzatmaktadır. Beşik Meryem'in sağında yukarıdadır ve beşiğin arkasında öküz ve eşek tasvirleri yer almaktadır. Beşikteki İsa'nın üzerine dışarıdaki yıldızın ışığı düşmektedir.

Bu sahnenin hemen altında, sağda, İlk Banyo Sahnesi betimlenmiştir. Bu sahnede, Meryem, beşik ve banyo yine mağaranın içindedir ve etraf kayalıklarla çerçevelendirilmiştir.

İsa’nın doğumu (Noel) Hristiyanlıkta bayram olarak kabul edilir ve her yıl 25 Aralık'ta kutlanır.

Kaynaklar :

Karanlık Kilise ’deki İsa Tasvirli Fresklerin Tarihsel Belge Değeri Kapsamında Korunma Durumunun Değerlendirilmesi, Sena Kanmaz, Akdeniz Sanat Dergisi, Cilt 16, sayı 29

Kapadokya Bölgesi Göreme Vadisinde Bulunan Karanlık Kilise Duvar Resimleri, Nermin Tanburoğlu, Yüksek Lisans Tezi,

2001 Kutsalkitapinfo web sitesi
GÖREME - KARANLIK KİLİSE FRESKLERİ -NEVŞEHİR Fotoğraf Galerisi